Ekonomi haberleri

Türkiye’yi bitiren büyük sorun!

 

İbrahim Kahveci‘nin köşe yazısı

Türkiye‘mizin ekonomik açıdan gerçek sorunu ne? Cari açık mı, yoksa enerji açığı mı? Birkaç yıl öncesine kadar özellikle iç borçlar en büyük sorun olarak gösterilirdi ama artık bu sorun yarı yarıya düşürüldü. O zaman erken emeklilik sisteminden kaynaklanan yıllık 30 milyar YTL’ye ulaşan sosyal güvenlik açığı mı bizim büyük sorunumuz? Bize göre bu sorunların dışında çok daha büyük bir sorun yaşıyoruz. Bu sorunu kimse açıklamak istemiyor, açığa çıksın ve insanlarımız neden işsiz kaldıkları öğrenmek istemesinler diliyorlar. Sorunumuz rejim ve kuşak sorunu haline gelmiş ve gençliğin açmazı olarak karşımızda duruyor.

Ülkemizin en büyük sorununa neşteri yine MÜSİAD vurdu. Yukarıda sayılan ekonomik sorunlar kısa sürelerde veya en azından 5-10 yıllık çalışmalar ile aşılabilecek sorunlardır. Ama MÜSİAD’ın açıkladığı rapor gösteriyor ki ülkemizin sorunu bir kuşak meselesi haline gelmiş ve aşılması için bir hayli uzun süre alacaktır.

Türkiye öyle bir noktaya geldi ki adeta 1929 ekonomik buhranını yaşıyor. Bir tarafta makineler duruyor ama diğer tarafta çalışmak isteyen işçiler çalışamıyor. İşsizlik ile iş arayanlar aynı ülkede boy gösteriyor. Büyük bir çıkmaza doğru giden ekonomik tablomuz bilinen risklerden değil, bildirilmek istenmeyen gizli risklerden sorun yaşıyor. Nedir bu büyük sorun?

Türkiye meşhur 28 Şubat kararları ile toplumsal açıdan büyük bir değişim içine alınmak istenmişti. O meşhur kararların derininde insanlarımızı işsizliğe sürükleyen kararlar da yer aldı. Meslek liseleri rejim adına dışlanırken meslek yüksekokulları da işlevsiz kaldı. Bugün ülkemiz gençliği düz lise mantığında dümdüz ortada bırakıldı.

Kesintisiz 8 yıllık eğitim ile kesintisiz düz kafaları yetiştirmeye başlarken gençlere meslek seçimini ileri yaşlarda seçme hakkı vermiş olduk. Eğitim sistemimiz işsizliği azaltıcı bir yapı yerine işsiz yetiştirici bir yapı haline dönüştürülmüş. Buna karşı çıkanlar ise gerici ve tehlikeli addedilerek kapatmalar ile karşı karşıya bırakılmışlar.

Bir kampanya ile “haydi kızlar okula” derken diğer bir kampanya ile kızlarımızı okullardan kovan biz değil miyiz zaten.

Türkiye mesleki eğitim sistemini çözmeden işsizlik sorununu çözemez. Bugün işsizlik rakamlarına sadece sayı ile bakmamak gerekir. İşçi arayanları da bu sayılardan düşmek gerekiyor. Bugünün işsizlerini 28 Şubat 97 kararları ile rejimi kurtarmak isteyenler atmadı mı? Ben derim ki işsizlerin hesabını gençleri mesleksiz bırakanlar vermeli. Hesabı yanlış adreste aramayalım.

 

ikahveci@yenisafak.com.tr

(Yeni Şafak)

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum Yazın