Bağıra bağıra gelen kriz

Piyasalar alışılmış olumlu sonbahar senaryolarına bu sefer  fazla itibar etmiyor. Hatta yazılan olumsuz raporları okuduktan sonra dünya ekonomisinin sonunun geldiğini bile düşünebilirsiniz.

Murat TURAN / REFERANS GAZETESİ

O kadar fazla kötümser senaryo var ki biri elbet tutacak. Burada asıl mesele gerçekleşen senaryonun diğerlerini de tetikleyip, tetiklemeyeceği.

Bizim de içinde bulunduğumuz gelişmekte olan piyasalarda şu sıralar bir Uzakdoğu sendromu yaşanıyor. Yaklaşık 250 milyar dolarlık rezerve sahip Güney Kore’nin, yaptığı müdahalelere rağmen parasının değerini koruyamaması diğer ülkeleri de etkilemeye başladı. Halbuki; 1998 yılında Uzakdoğu’da yaşanan krizden sonra ekonomisini genel olarak toparlamış ve kriz öncesinden daha yüksek bir büyüme hızı yakalamış durumda bir ülke Güney Kore.
 
Hatta Kore Kalkınma Bankası, 60 milyar dolarlık sorunlu mortgage tahvili bulunan Lehman Brothers’a şirketin yüzde 25 hissesini satın almak için 5-6 trilyon Won yani yaklaşık 5 milyar dolar teklif etmişti. Bu teklif dünya piyasalarında olumlu hava esmesine yardımcı olmuştu. Ancak bu teklifin de suya düşmesi, kötümserliği artırabilecek bir gelişme.
 
Güney Kore emsali

Mevcut döviz rezerviyle dünyanın 6. en büyük döviz rezervine sahip ülkesi konumunda olan Güney Kore’de son 10 gündür çok yüklü sıcak para çıkışı yaşanıyor. Güney Kore’deki durum aynı zamanda önemli bir gösterge olabilir. Petrol fiyatlarının düşmesi ile beraber bozulan ekonomik verilerin diğer petrol ihracatçısı ülkelerin ekonomileri için emsal teşkil etmesi muhtemeldir.

Kasırgaların, petrol rafinerilerinin yoğun olduğu ABD’nin güney kıyılarında etkili olması fiyatları zaman zaman etkileyebiliyor. Ancak durulmasıyla fiyatlar yeniden kendi dinamiklerini yansıtmaya başlıyor. Petrolün yükselişi kadar, düşüşü de piyasaları olumsuz etkiliyor. Önemli olan piyasanın niyeti gibi görünüyor.

ABD’deki yavaşlamanın diğer gelişmiş ülkelere sıçradığı verilerle teyit edildi. Ancak burada büyük sorun şirketlerin piyasa değerindeki hızlı erimeler, ev fiyatlarındaki hızlı düşüşler, emtialardaki çöküşler. Kısaca Amerika teminat kaybediyor, dünya satış yapıyor. Gürcistan sorunu nedeniyle yaşanan soğuk savaş ertesi silahlanma, ekonominin canlanması bakımından yine Amerika’nın işine yarayabilir.

Ancak mevcut durumda Bernanke’nin Bu çalkantı henüz geçmedi. Ekonominin geneli üzerindeki etkisi yavaşlayan bir ekonomik faaliyet ve artan işsizlik şeklinde kendini daha fazla gösterebilir şeklindeki konuşması mevcut konjonktürü özetliyor.

Böylesi hiç yaşanmadı

Euroya dahil olmayan İngiltere’de ise büyüme durma noktasına geldi. Bu bölgedeki büyük ekonomiler arasında resesyon ihtimali en yüksek ülke İngiltere. İngiliz ekonomisini etkileyecek bir dalganın, Avrupa Birliği ülkelerini etkilemesi ise kaçınılmaz. Alınan önlemler piyasaların likidite sıkışıklığını aşmasına yardım ediyor. Böylece sert düşüşler yaşanamıyor. Ancak varlık fiyatlarının daha yavaş düşmesi trendi etkilemiyor. Sadece süreci uzatıyor.

Döviz kurlarında kırılganlıkların artması, yüksek dış borç, artış trendine giren enflasyon oranları ve ihracat beklentilerinin kötüleşmesi gibi nedenlerle dünya ekonomileri için enflasyonla beraber durgunluk neredeyse kaçınılmaz. Finansal varlıkların fiyatlarının dibe vurmadan daha nereye kadar gidebileceğini tahmin etmek hiç de kolay değil.
Sonuçta Amerika hapşırınca dünya nezle oluyor.

ABD ekonomisinin yılın ikinci yarısında zayıf bir görünüm sergilemesi, Avrupa ile Asya’da ihracatı yavaşlatarak global ekonomiye zarar verebilir. Türkiye’nin bu zor dönemde krizin dışında kalması ise söz konusu olamaz. Bugüne kadar böyle bağıra bağıra gelen bir krizi dünya tecrübe etmemişti. Sonuçlarının ne olacağı ancak tahminlerden ibaret olabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Elektriğe yüzde 15 zam göründü

Hükümet, temmuz ayında yüzde 21 düzeyinde zamlanan elektriğe yılın üçücnü zammını yapmaya hazırlanıyor.

HÜRRİYET

Konutlarda kullanılan elektrik 1 Ekim’den itibaren yüzde 10-15 civarında zamlanacak. TETAŞ’ın (Türkiye Elektrik Ticaret A.Ş.), Türkiye ortalama toptan elektrik satış fiyatının 1 Ekim 2008’den itibaren yüzde 34 oranında zam yapılması için Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu’na (EPDK) başvurduğu öğrenildi. EPDK, zam talebini bugün görüşecek. EPDK, talebi onaylarsa zam oranlarını Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş.’ye (TEDAŞ) bildirecek.

TEDAŞ da bundan kaynaklanan maliyet artışlarını EPDK’ya iletecek. EPDK, TEDAŞ’ın hesapladığı maliyetlere göre, 1 Ekim’den geçerli olacak elektrik satış fiyatlarını karara bağlayacak. TETAŞ’ın talep ettiği yüzde 34’lük oran dikkate alındığında EPDK’nın, TEDAŞ tarafından vatandaşa satılacak elektriğe yüzde 10-15 civarında zam yapması bekleniyor.

TETAŞ’ın zam ihtiyacında, yılbaşından bu yana elektrik üretiminde kulanılan doğalgaz fiyatlarının, dünya petrol fiyatlarındaki artışa paralel olarak yüzde 50’ye yakın artmasının gerekçe gösterildiği öğrenildi.

Temmuz ayında uygulanmaya başlanan maliyet bazlı fiyatlandırma (MBF) sistemine göre, maliyetler düşerse fiyatlarda indirim, maliyetler artarsa fiyatlarda artış uygulanacak.

Yeni fiyatlar her yılın nisan, temmuz ve ekim ayından itibaren geçerli olacak. Elektrik, doğalgaz ve kömür KİT’leri, Temmuz ayını izleyen dönemlerde uygulayacakları yeni tarifelerini döviz kuru, petrol fiyatı ve enflasyona göre belirleyecek.

Tüm enerji KİT’leri, işçilik maliyetinden kömür fiyatlarına kadar maliyet unsurlarındaki her artışı zincirleme olarak fiyatlarına yansıtacak, ancak bu maliyet artışları nihai olarak tüketicilere elektrik satış fiyatı olarak dört ayda bir yansıtılacak.

10 ayda yüzde 65

Tüketici 2008 yılında üçüncü kez elektrik zammı ile karşı karşıya kalacak. Yılbaşında yapılan yüzde 10-15 oranındaki zam, tüketiciye yüzde 19-20’ye yakın bir oranda yansımıştı.

1 Temmuz’da yapılan ikinci zamda oran yüzde 21 olmuştu. 1 Ekim’den geçerli olacak üçüncü zam da yüzde 15’e yakın bir oranda gerçekleşecek. Böylece 2008 yılında elektriğe yapılan zam oranı yüzde 65’e ulaşacak.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Enflasyonda büyük sürpriz

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ağustos ayında tüketici fiyatları endeksinin (TÜFE) yüzde 0,24, üretici fiyatları endeksinin (ÜFE) yüzde 2,34 azaldığını açıkladı.

AA

Piyasada TÜFE’nin yüzde 0.25, ÜFE’nin ise yüzde 0.50 oranında artması bekleniyordu

TÜİK’in 2003 baz yıllı verilerine göre, Ağustos ayı itibarıyla yıllık enflasyon ise TÜFE’de yüzde 11,77, ÜFE’de yüzde 14,67 oldu.

Enflasyon rakamlarını değerlendiren Finansbank ekonomisti İnan Demir, “Gıdada bir düşüş görüldü. Onun dışındaki kalemlerde gerçekleşmeler beklentilere uygun oldu. Sürprizin gıdadan kaynaklandığını söyleyebiliriz.” dedi.

Ocak-Ağustos döneminde, TÜFE yüzde 6,35, ÜFE yüzde 12,49 oranında artış gösterdi.

Ağustos ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalara göre yıllık enflasyon ise tüketici fiyatlarında yüzde 9,43, üretici fiyatlarında yüzde 10,68 düzeyinde gerçekleşti.

Geçen yılın Ağustos ayında fiyatlar TÜFE’de aylık bazda yüzde 0,02, yıllık bazda ise yüzde 7,39 artmıştı. TÜFE’de Ağustos ayında endekste yer alan 454 maddeden 83 maddenin ortalama fiyatında değişim olmazken, 235 maddenin ortalama fiyatında artış, 136 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş gerçekleşti.

ÜFE

Bu arada Ağustos ayında aylık bazda ÜFE yüzde 2,34 düşüş oldu, yıllık bazda ise ÜFE yüzde 14,67 arttı. Geçen yılın Ağustos ayında ÜFE aylık yüzde 0,85, yıllıkta ise yüzde 3,72 artmıştı.

Ayrıca ÜFE’de Ağustos ayında endekste yer alan toplam 756 maddeden 174 maddenin ortalama fiyatında değişim olmazken, 269 maddenin ortalama fiyatında artış oldu, 313 maddenin ortalama fiyatında ise düşüş gerçekleşti.

ÖZEL KAPSAMLI TÜFE GÖSTERGELERİ

Ağustos ayına ilişkin özel kapsamlı tüketici fiyatları endeksi göstergelerine bakıldığında, “çekirdek enflasyon” yerine açıklanan TÜFE göstergeleri geçen ay, mevsimlik ürünler hariç yüzde 0,62 arttı, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise 0,15 azaldı.

Fiyatlar, enerji hariç yüzde 0,37, işlenmemiş gıda ürünleri ve enerji hariç yüzde 0,28, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri hariç yüzde 0,40 geriledi.

Ayrıca, enerji hariç ve alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve fiyatları yönetilen/yönlendirilen diğer ürünler, dolaylı vergiler hariç enflasyonda da yüzde 0,54, enerji hariç ve alkollü içkiler ve tütün ürünleri, işlenmemiş gıda ürünleri hariç yüzde 0,46, işlenmemiş gıda ürünleri, enerji ve alkollü içkiler, tütün ürünleri ile altın hariç yüzde 0,16, enerji hariç, gıda ve alkolsüz içecekler, alkollü içkiler ile tütün ürünleri ve altın hariç fiyatlar yüzde 0,41 düşüş yaşandı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İMKB’DE GELİŞMELER/BEKLENTİLER(TURKISH YATIRIM MENKUL DEĞERLER)

 Turkish Yatırım Menkul Değerler (www.turkishyatirim.com.tr)
Tarafından Hazırlanan Günlük Bülten:
    “Gözden Düşen Türkiye, 2009’da Göze Girecek…
    Gelişmekte olan ülkelerin abilerine BRIC diyoruz. Brezilya, Rusya,
Hindistan ve Çin önde gelen gelişmekte olan ülkelerin abileri olup,
BRIC kısaltması ile adlandırılırlar. Şimdi sırasıyla bu gelişmekte
olan ülkelerin “abi” olmasına neden olan hikayeleri anlatalım. Bundan
10 sene önce borçlarını ödemeyecek kadar aciz duruma düşen ve
borçlarını erteleyen, bugünlerde ABD’ye ultimatom verebilen bir deve
dönüşen Rusya’yı Gelişmekte Olan Ülkelerin tepesine yerleştiren sebep,
petrol ve doğalgaz fiyatlarıydı. Şimdi Rusya’nın kredi notu bu
seviyeleri hak ediyor mu? S&P, en yakın zamanda Rusya’nın yerel para
cinsinden kredi notu olan A- notunu, BBB+ seviyesine indirmeyecek
midir?
    Brezilya’yı Türkiye’den ayrıştıran faiz dışı fazlasıyla borçlarını
kapatan, en son ne zaman dış borçlandığını hatırlayamadığımız,
kısacası Brezilya’yı Brezilya yapan dış ticaret fazlasının kaynağı
enerji ve emtia ihracatıydı. Kısacası gün geldi, devran döndü.
Olimpiyatları düzenliyorum diye dünyada demir-çelik hatta hurda bile
bırakmayan, geçen seneye kadar borsa milyarderleri çıkaran, evi
arabası satılıp konulan Çin borsası yıl başından bu yana %56 düşerek
dünyanın en fazla düşen borsası olmamıştır? Şimdilerde gelişmekte olan
ülkelerin abisi olarak Hindistan kalmıştır, kısaca BRIC gitmiş geriye
sadece I’sı kalmıştır. Şimdi gelelim bizim hikayemize…2006 yılının
Mayıs ayı Türkiye’nin kırılma ayıdır. Türkiye’de faizler %13
seviyesine gerilemiş olup, Cumhuriyet’in en düşük reel faiz oranları
ile ekonomide hızlı bir büyüme kaydediliyordu. Davos’ta ilk kez 2006
yılında Türkiye’nin adı geçti. Brezilya-Türkiye karşılaştırmaları
yapılıyor, Bovespa takip ediliyordu. Tam bunlar yaşanırken,
enerji-emtia fiyatları inanılmaz bir tırmanış yaşamıştı. O zamanlarda
petrolün 50 $, altının 600 $, demir çeliğin ve gıda fiyatlarının ise
bugüne göre yarı yarıya daha düşük seviyelerde olduğunu gözlerinizin
önüne getirin. Enerji, emtia ve gıda fiyatlarında sıçrama ile birlikte
Türkiye’nin dezenflasyon ve faiz indirimi hikayesi o günlerde
bitmiştir. Türkiye faiz dışı fazla hedefini tutturamayan bir ülke
konumuna düşerken, Brezilya fazlasıyla faiz dışı fazla vermiştir.
Türkiye’de ekonomide hızlı büyüme, yerini kademeli bir düşüşe
bırakmıştır. Enerji-emtia fiyatlarının, enflasyon içerisinde payı
artmış ve kısa zamanda faizler hızla yukarı çekmiştir. Dış ticaret
açığı enerji ithalatı ile gün be gün rekorlar kırarken, enerji-gıda
maliyetleri iç talebi kısmıştır.
    Anlaşıldığı üzere 2006’nın Mayıs ayından bu yana Türkiye’nin bir
hikayesi yoktu. Diğer gelişmekte olan ülkelere göreceli düşük
kalınca,Türkiye iskontolu kalıyordu. O günden bu yana bütün yabancı
kurumlar Türkiye piyasasına sadece ucuz diye alım önerdi. Gün geldi,
devran döndü. Tüm dünya ülkelerinde enflasyonlarında (Euro Bölgesi
hariç) tepe noktalar görüldü. 2009’a baktığımızda enerji-emtia ve
gıdada fiyatların düşeceği beklentisi yer edindi. Enflasyonumuz
%12.06’dan %11,77’ye dün itibariyle geriledi. Enflasyonumuzun %66’sını
enerji ve gıda fiyatları oluşturuyor. O zaman enflasyonda geçen ay
tepe görülmek üzere, bir düşüş trendi yani yeni dezenflasyon süreci
beraberinde getireceği faiz indirimleri ile bizi bekliyor. Son 1.5
yıldır aleyhimize esen rüzgar şimdi Türkiye’nin lehine döndü.
Yabancıların şimdi 2009 yılı raporu yazdıklarını düşünelim. Kredi notu
düştüdüşecek ve dış ilişkileri zedelenen bir Rusya mı, bütçe
gelirlerinde ivme kaybedecek ve belki borçlanacak olan Brezilya mı,
azalan verimler kanunun işlediği Çin mi yoksa 1.5 senedir ilk defa
hikayesi ve prim potansiyeli olan Türkiye için mi alım tavsiyesi
hazırlanacaktır. Hangi yabancı Türkiye gibi ucuz ve hikayesi olan bir
piyasayı bırakıp, değerlemesi tam kestirilemeyen son dönemin zengin
gelişmekte olan ülkelerine yatırım yapacaktır. 2006’da gözden düşen
Türkiye, 2009’da göze girecektir. Geri çekilmeler alım fırsatıdır.”

                           ******

    Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Coca Cola`dan milyar dolarlık satınalma

Coca Cola şirketi, Çin’in hızlı büyüyen meşrubat endüstrisindeki varlığını güçlendirmek için bu ülkenin en büyük meyve suyu üreticisi Huiyuan Juice Group’u 2,51 milyar dolara satın alıyor

Her iki şirket tarafından Hong Kong Borsası’na yapılan ortak açıklamada, anlaşmaya göre, Coca Cola şirketine bağlı Atantic Industries, Çinli şirkete hisse başına 12,20 Hong Kong doları (1,56 ABD doları) ödeyecek.

Böylece Coca Cola Huiyuan şirketini 17,9 milyar Hong Kong dolarına (2,3 milyar ABD doları) satın alacak.

Coca Cola’nın, Huiyuan şirketinin borçları ve taahhütlerini de üstlenmeyi önerdiği ve böylece anlaşmanın değerinin 19,6 milyar Hong Kong dolarını (2,51 milyar ABD doları) bulduğu belirtildi.

Coca Cola üst yöneticisi Muhtar Kent, Huiyuan şirketinin Çin’de köklü ve başarılı bir meyve suyu markası olduğunu ve Coca Cola’nın Çin’deki faaliyetlerini tamamlayacağını söyledi.

Kent, Huiyuan şirketinin satın alınmasıyla Çin’deki faaliyetlerini güçlendirme fırsatını ele geçireceklerini kaydetti.

İlgili kurumların onay vermesi halinde Coca Cola, Huiyuan’ı satın alarak Çin’de gıda ve meşrubat sanayinde şimdiye kadarki en büyük satın almayı gerçekleştirmiş olacak.

Yüzde 23 hissesine Fransız gıda devi Danone ve yüzde 6,8 hissesine ise ABD’li Warburg Pincus şirketinin sahip olduğu Huiyuan, Çin’de saf meyve suyu pazarının yaklaşık yüzde 43′ünü kontrol ediyor.

Piyasa uzmanları, Çinli şirkete değerinin üç katı fiyat veren Coca Cola’nın, iç pazardaki gücünü artırmayı umduğunu ve şirketin ürünlerini ihraç etmeyi planladığını söyledi.

Tai Fook Securities’den Lawrence Chor, Bu hareket piyasa için büyük sürpriz ve teklif çok cömert. Coca Cola muhtemelen Huiyuan markasını, diğer Çinli meyve suyu markalarını ele geçirmek, daha sonra onların üretimini ihracata yönelik desteklemek için kaldıraç olarak kullanacak diye konuştu.

Çin’de geçen yıl meyve suyu satışları yüzde 15 artarak 1,99 milyar dolar ve satış hacmi ise yüzde 12,3 yükselerek 2,57 milyar litre oldu.

Çin’de 1979 yılında faaliyet göstermeye başlayan Coca Cola’nın, dördüncü büyük pazarı Çin’deki satışları da bu yıl ilk çeyrekte yüzde 20 ve ikinci çeyrekte yüzde 13 arttı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

SAMSUNG/ÖZTAŞ, “SİYASİ GERGİNLİK 100 BİN TELEVİZYONA MAL OLDU”

Bu yıl 900 bine ulaşacak LCD ve plazma TV satışının 200 bininin
Samsung olacağını söyleyen Deniz Öztaş, “Beklenti 1 milyon adetti.
Mortgage krizi, kapatma davası ve Ergenekon yüzünden geriledi” dedi.
    Vatan gazetesinde yer alan habere göre, 2005 yılında televizyon
pazarında yüzde 8 olan payını bu yılın ilk yarısında yüzde 19’a
çıkaran ve Türkiye televizyon pazarında liderliğe oturan Samsung, yıl
sonunda payını yüzde 25’e çıkarmayı hedefliyor.
    Bu yıl toplam 900 bin olması beklenen LCD ve plazma televizyon
satışının 200 bin adedini kendilerinin yapacağını belirten Samsung
Electronics İstanbul Pazarlama ve Ticaret’in Satış ve Pazarlama Müdürü
Deniz Öztaş, “Aslında toplam satış beklentisi 1 milyon adetti ancak
ABD’deki mortgage krizi, AKP kapatma davası ve Ergenekon gibi
gelişmelerin olumsuz etkileri yüzünden bu beklenti 900 bine geriledi”
dedi. Avrupa Futbol Şampiyonası ve olimpiyatın satışlara olumlu
yansıdığını kaydeden Öztaş, şunları söyledi:

    Fotoğraf dopingi

    “Samsung olarak yılın ilk yarısına baktığımızda LCD’de ciro,
plazmada adet ve ciro bazında ilk sıradayız. 2006’da 35 milyon dolar
olan ciromuz bu yıl ilk yarıda 92 milyon dolara yükseldi. Fotoğraf
makinesi cirodaki yüksek artışta etkili oldu. Bu yıl toplam fotoğraf
makinesi satışı 900 bin adet civarında olacak ve bunun 300 binini biz
satacağız” dedi.

    Dünyanın en ince televizyonu Ekim ayında Türkiye’de

    SAMSUNG, dünyanın en ince televizyonunu Ekim ayında Türkiye’ye
getirecek. Deniz Öztaş, yeni ürünleriyle ilgili şu bilgileri verdi

    “Kristal teknolojisiyle ürettiğimiz 6 serisi televizyonlar büyük
ilgi gördü. 4 ayda 4 binin üzerinde satış oldu. Şimdi 7, 8 ve 9
serilerini getireceğiz. 8 serisi, 4.45 cm ile dünyanın en ince
televizyonu olacak. Bu serilerde yemek tarifleri, galeri, çocuk
hikayeleri, yoga-fitness ve oyun gibi seçenekler televizyondaki hafıza
kartıyla sunulacak. Bir veya daha fazla bilgisayara bağlanarak
bilgisayardaki tüm resim, video veya müzikler televizyonda izlenip
dinlenebilecek. Ayrıca borsa, hava durumu gibi bilgiler de televizyon
ekranına gelecek. Yahoo ile görüşmeler sürüyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Petrol fiyatları tepetaklak

Petrol fiyatlarındaki düşüş hız kesmiyor. ABD ham petrolünün  varil fiyatı bugün itibariyle 105 dolar sınırına kadar gerilerken, son 5 ayın dibine indi.

HÜRRİYET

Henüz iki ay önce arka arkaya rekorlar kıran petrolde işler değişti. Yatırımcıların petrolden uzaklaşmaı ve dolardaki artışla birlikte yönünü aşağı çeviren petrol, bugün de Gustav kasırgasından etkilendi. Gustav’ın beklendiği kadar etkili olmayacağının anlaşılması ve Meksiko Körfezi’ndeki faaliyetlerin tekrar başlaması ile petrol fiyatları 105 dolar sınırına kadar geriledi.

Uzmanlar dünya genelindeki büyümenin yavaşlaması ile petrol talebinin düşeceği yönündeki beklentilerin de fiyatları baskı altına aldığını belirtiyor.

11 Temmuz’da 147 dolar ile rekor kıran petrol aradan geçen iki aya yakın zamanda tam yüzde 28 oranında değer yitirdi.

Petroldeki fiyatlar halen yüksek olarak değerlendirilmekle birlikte yeniden 100 dolar senaryoları gündeme gelmeye başladı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İşte petrol ve euroyu geriletecek oyun

13 Ağustos’ta yayınlanan yazımızın başlığı emtia  spekülasyonu out, dolar indi.

Kerem ALKİN /  REFERANS GAZETESİ
 
Siyasi İstikrar Endeksi’ni yayınlamakta olan ve isabetli değerlendirmeleriyle tanınan S Bilişim Danışmalık tarafından 28 Ağustos’ta acil koduyla yayınlanan rapor, 13 Ağustos’taki başlığımızı teyit eden bir uluslararası siyasi analize yer verdi.

Buna göre, Birleşmiş Milletler’in desteğini almadan Irak’a giren ABD’nin uluslararası ekonomi-politik arenada neden olduğu kargaşa, kademeli olarak, başta petrol olmak üzere tüm emtia fiyatlarında ciddi yükselmelere neden oldu ve emtia fiyatlarının patlamasından doğan uluslararası likiditeyle Körfez Ülkeleri ve Rusya olağanüstü bir birikim elde ettiler.

Hem Körfez ülkeleri, hem de Rusya Federasyonu için 1. ve 2. kuşak komşu ülke konumunda olan Türkiye ise, gerek ihracatının giderek artan bir bölümünü bu ülkelere yaparak, gerekse de söz konusu iki coğrafik bölgeden daha fazla turist ağırlayarak, son 4 yıldır yakın coğrafyasındaki biriken değerden nemalandı.

Malum, Körfez ülkelerinin ve Rusya’nın, Güney Doğu Asya’da ise Çin ve Singapur’un birikimleri 3 trilyon doları aşan bir birikimi temsil eden Sovereign Wealth Fundsları, yani Devlet Yatırım Fonları’nı gündemin başına taşıdı. Ancak, ABD başkanlık seçimi yaklaşırken, küresel oyunun içeriği değişiyor, gözüküyor.
 
ABD Irak’tan çekiliyor

ABD başkanlık seçimi yaklaşırken, Bush yönetiminin Cumhuriyetçi Parti başkan adayı McCain’e destek olmak amacıyla, ABD askeri gücünün belirli bir bölümünü kademeli olarak Irak’tan çekecek bir planı hayata geçirmekte olduğu yönündeki değerlendirmeler yoğunlaşıyor.

S Bilişim Danışmalık’ın raporu da bu noktada oluşan riske işaret etmekte. ABD Dışişleri Bakanı Rice’ın son Irak ziyareti esnasında hiç Türkiye’ye uğramaması, Türkiye ile bir fikir alışverişi yapılmadan belirli bir planın yürürlüğe girdiği izlenimini güçlendiriyor.

Bununla birlikte, Genel Kurmay Başkanı Orgeneral Başbuğ’un konuşmasındaki kimi cümleler, ABD ile bir fikir alışverişinin de varlığına işaret etmekte. Sonuç olarak, Irak’ın Sünni ağırlıklı en önemli eyaleti Ambar’ın yönetiminin ve güvenliğinin törenle ABD güçlerinden Merkezi Irak Yönetimi’ne devri önemli bir gelişme.

Ve, bu süreçte, ABD askeri gücünün çekilme planı ve Irak’ın yönetiminin devir süreci nasıl işleyecek? Türkiye kiminle muhatap olacak? Irak Yönetimi’nde Sünni’lerin konumu güçlendirilmeden, Şii ve Kürt ağırlıklı bir yönetim, düzeni ve istikrarı sağlayabilecek mi?
 
Rusya’nın geliri azalabilir

Bu durumda, küresel petrol fiyatlarının seyri açısından, Irak’ın konumu kritik önem arz ediyor. ABD yönetiminin yeni oyun kurgusuna yönelik değerlendirme ve spekülasyonlar yoğunlaşırken, dünya petrol arzı açısından zayıf halka konumundaki Irak’ta, farklı mezhepler arasında diyalog oluşturulabilirse ve ABD’nin ülke güvenliğini kademeli olarak devretme süreci, bölgesel gerginlikleri azaltırsa, Irak’ın dünya petrol üretimine katkısının artması, Körfez Ülkeleri ve Rusya açısından, son 4 yıldır petrolden kazanılan parayı dizginleyecektir.

Kaldı ki, Irak’ın petrol üretiminin ve ihracatının artması, petrolün varil fiyatını da düşürecektir. Bu durumda, Ankara, birkaç soruya cevap bulmak durumunda.

ABD yönetimi, Irak’taki stratejisine yönelik süreci ne ölçüde bir detaylandırmayla Türkiye ile paylaşacak? ABD’nin olası yeni oyun kurgusuna yönelik olarak, Türkiye siyasi ve ekonomik boyutta kendini kimi sürprizlere hazırlamalı mı? Ve, ABD’nin olası yeni oyun kurgusu, Rusya’nın ve Körfez ülkelerinin yer altı zenginliklerinden elde ettikleri gelirlerin azalmasına bağlı olarak, Türkiye açısından da bölgesel likidite birikiminden yararlanma imkanlarını zayıflatacak mı?

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin verileri, daralan Avrupa Birliği pazarına, Körfez ülkelerinin ve Rusya’nın artan bir tempoda alternatif oluşturduğunu göstermekte. Ancak, söz konusu ülkelerin ihracat gelirlerinde bir daralma gözlenirse, bu ülkelerin Türkiye’den gerçekleştirdikleri ithalat da olumsuz yönde etkilenebilir.
 
Paritedeki gerileme sürer

Temmuz ve ağustos aylarında kaleme aldığımız yazılarda, petrol fiyatlarında 104-98 dolar aralığına kadar bir düzeltmenin mümkün olduğunu ifade etmiştik.

İşin ilginç yanı, OPEC Genel Sekreteri’nin doların değeriyle petrol fiyatı arasındaki ilişkiye yönelik olarak kurguladığı formül tersine çalışmaya başladı. Yani, petrol fiyatları geriliyor ve geriledikçe de, euro-dolar paritesini de kendisiyle birlikte aşağı çekiyor.

Bu satırları yazarken, petrol fiyatı 110 dolardan 106 dolara kadar geldi ve paritede 1.4520 destek noktası kırıldı. Petrol 110 doların altına sarkarsa paritenin 1.44 dolara kadar gerileyeceği belirtmiştik. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Trichet’in yarın yapacağı açıklamalar ve petrolün 104-98 dolar aralığına girmesi, paritenin de yönünü belirleyecek.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Düşük petrol doları patlattı

ABD’deki Gustav Kasırgası’nın etkisini yitirmesi ile düşüşe geçen petrol piyasadaki dengeleri değiştirdi.

HÜRRİYET

Petrolün 109 dolar ile son 5 ayın en düşük seviyesine gerilemesi, dolara olan talebi patlattı. Dolar euro karşısında 1.45 sınırına kadar gelerek son 7 ayın zirvesine çıktı.

Uzmanlar, euro/dolar paritesinin 1.44′ün altına inmesi durumunda doların yükselişinin hızlanabileceğini belirtiyor.

Doların yükselişinde Asya’dan gelen olumsuz haberler de etkili oldu. Tayland ve Güney Kore’deki ekonomik belirsizlikler ile Asya hisse senetlerinin son iki yılın dibine inmesi dolara olan ilgiyi artırdı. Spekülatörler yeni dolar pozisyonları açarken, diğer para birimlerine karşı da yükselmesini sağlıyor.

Euro dolar karşısında yüzde 0.5 kayıpla şubat ayından bu yana gördüğü en düşük seviye olan 1.4515′e indi. İngiliz sterlini yüzde 0.6 kayıpla son 1.5 yılın, Güney Kore won’u da son 4 yılın dibine geriledi. İngiliz sterlinindeki düşüş temmuz ayı sonundan bu yana yüzde 20′ye ulaştı.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Oruç tutacaklara bazı öneriler

İftar ve sahurda 2 litre su için, iftarda ana öğünü 1 saat geç yiyin.
Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Gastroenteroloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vedat Göral, ramazanda sıcaklığa bağlı olarak aşırı terlemeyle su kaybının fazla olduğuna dikkati çekerek, ”Oruç tutanlar iftar ve sahurda mutlaka 2 litre su içmesi gerekiyor” dedi. Prof. Dr. Vedat Göral, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ramazanda çocuk, yaşlı, hamile, kalp ve şeker gibi kronik hastalıkları olanların oruç tutmalarının sakıncalı olduğunu belirtti. Bu tür rahatsızlıkları olan kişilerin oruç tutmak için hekime başvurması gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Göral, şöyle konuştu: ”Şeker, epilepsi, alzheimer, kalp hastaları, kanser, migren ve anemik, tüberküloz, ülser, ve böbrek yetmezliği olanlar ile düzenli ilaç kullananların oruç tutmaları sakıncalıdır. Bu rahatsızlığı olanların mutlaka hekiminin izin vermesi durumunda oruç tutmalıdır. Türkiye genelinde hava sıcaklığı halen yüksek seyretmektedir. Sıcaklığa bağlı olarak aşırı terlemeyle su kaybı fazladır. Bu nedenle oruçlu olan kişilerin gün içerisindeki su kaybını iftar ile sahur arasında telafi etmesi gerekiyor. Oruç tutanların iftar ve sahurda mutlaka 2 litre su içmesi gerekiyor.”

-İFTARDA ANA ÖĞÜNÜ 1 SAAT GEÇ YEMEK GEREK-

Oruç tutanların iftarda yediklerine büyük önem vermesi gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Göral, saatlerce boş kalan mideyi ağır yemeklerle doldurmanın çeşitli sağlık sorunlarına yol açabileceğini söyledi. Prof. Dr. Göral, çorba, kahvaltılık ürünler ve salata ile oruç açıldıktan 1 saat sonra ana öğün yemeğini yemek gerektiğini belirterek, bunun hem metabolizmayı daha iyi çalıştıracağını hem de ağır yemeklerle birden yüklenmenin yol açabileceği sağlık sorunlarını engelleyeceğini kaydetti.İftardan bir saat sonra tüketilecek ana öğünde etli veya etsiz az yağlı sebze yemeği ile az miktarda pilav, makarna veya börek yenebileceğini, bunun yanında yoğurt, ayran veya süt tüketiminin de asla ihmal edilmemesi gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Göral, şöyle devam etti: ”İftar yemeği yavaş yavaş ve küçük porsiyonlar halinde yenmelidir. Azar azar, iyice çiğneyerek ve sık aralıklarla besinler tüketilmeli ve çok yağlı, çok tuzlu ve aşırı tatlı besinlerden kaçınmak gereklidir. Gün boyu aç kalınacağı için yavaş sindirilen, mide ve bağırsak sisteminde uzun süre kalabilen ve kana geçiş hızı düşük olan esmer tahıl ürünleri ile sebze, kuru baklagiller ve salata gibi gıdaları tercih etmek iftar sonrası yaşanabilecek olası rahatsızlıkları engeller. Yemeğin ardından ise şerbetli hamur tatlıları ve kızartılan tatlılar yerine, sütlaç ve güllaç gibi hafif sütlü tatlılar veya meyve tüketilmelidir.”

-SAHURA MUTLAKA KALKILMALI-

Prof. Dr. Göral, oruç tutanların mutlaka sahura kalkması gerektiğini ve sahurda süt, yoğurt, peynir gibi besinlerin yer aldığı bir kahvaltı yapmasını ya da çorba, sebze ve kuru baklagillerden oluşan hafif bir öğün tercih etmesini tavsiye eden Göral, sahur öğününün ağır yemeklerden oluşması halinde, metabolizmanın hızının gece düşeceği için kilo alma riskini artacağını vurguladı. Oruç nedeniyle aç kalma süresi uzun olduğu için metabolizma hızının düştüğünü, halsizlik ve baş ağrısı görüldüğünü belirten Prof. Dr. Göral, bu nedenle sahura mutlaka kalkılması gerektiğini sözlerine ekledi.

AA

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Rusya`ya misillemeye `Hayır` çıktı

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen’in Urumçi’den yaptığı Rusya’ya  karşı misilleme başlattık duyurusu, Bakanlar Kurulu’ndan döndü. Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, Kürşad Tüzmen, kendi yönünden talebini iletti. Ama Bakanlar Kurulu olarak olumlu cevap vermedik dedi.

HÜRRİYET

Çiçek, bugün Türkiye’ye gelecek Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’la durumun değerlendirileceğini vurguladı.

Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Çin’in Sincan-Uygur Bölgesi’ndeki Urumçi’de sabah erken saatlerde, Rus mallarına gümrüklerde Kırmızı hat uygulaması başlatıldığını açıklarken, Bakanlar Kurulu, misilleme için Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un bugün Türkiye’ye yapacağı ziyaretin sonucunu beklemeye karar verdi. Lavrov ile görüşmelerde misilleme kartı da masada olacak.

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet sözcüsü Cemil Çiçek, hükümetin kriz konusundaki tavrını, Rusya Federasyonu Dışişleri Bakanı gelecek. Umarım bu konu yarın (bugün) çözülmüş olsun. Sayın Tüzmen kendi yönünden talebini iletti. Ama olumlu cevap vermedik. Böyle bir karar almadık sözleriyle açıkladı.

’Uygulamaya geçtik’

Rusya ile krizi, Devlet Bakanı Tüzmen’in, dün sabah Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’nin Urumçi kentinde düzenlenen 17. Uluslararası Ticaret Fuarında Hürriyet muhabiri Süleyman Demirkan’ın da aralarında bulunduğu Türk gazetecilere yaptığı açıklama tırmandırdı. Tüzmen, şunları söyledi: Rusya, Türk ürünlerinin içinde bulunduğu TIR’ların gümrük kapılarında 20 günü aşkın süre bekletince, biz de mütekabiliyet esasına göre istemeye istemeye önlem almak zorunda kaldık.
 
Onların bize yaptığının bir benzeri niteliğinde, dünden (önceki gün) itibaren Rus menşeili ürünleri gümrüklerimizde en sıkı denetimin yapıldığı kırmızı hatta aldık. Biz pürüz değil, ticari ilişkilerin daha da artmasını istiyoruz. Bu düşüncemizi Rus tarafına yazılı ve sözlü olarak ilettik. Ancak, karşı taraftan net cevap alamadık. Biz de bu tip uygulamaları başlattık.

Karar alınmadı

Bu gelişmelerin ardından akşam saatlerinde Başbakan Yardımcısı Çiçek’ten farklı bir açıklama geldi. Çiçek, Bakanlar Kurulu’ndan sonra yaptığı açıklamada, Rus mallarına yönelik normal uygulama devam ediyor. Kendi yönümüzden sorunun çözümü için değişik girişimler oldu. Sayın Tüzmen kendi yönünden talebini iletti. Ama olumlu cevap vermedik. Böyle bir karar almadık dedi.

Rusya önemli

Rusya Federasyonu’na yönelik ihracatta son dönemde ortaya çıkan ve iki ülke ilişkilerini olumsuz etkileyen bir durum olduğuna dikkat çeken Çiçek, şunları söyledi: Rusya bizim için önemlidir. Hem komşumuz, ekonomik ve ticari ilişkilerimizin en üst seviyede olduğu bir ülkedir. Tarım ürünlerinde de sıkıntı olmuştu, karşılıklı diyaloglarla görüşerek varılan mutabakatla bu sorun ortadan kalktı. Şimdi böyle bir sıkıntı var. Yine değişik seviyelerde görüşmeler sürdürülüyor. Yarın (bugün) Rus Dışişleri Bakanı Lavrov, Türkiye’ye gelecek.

Kırmızı hat nedir

GÜMRÜK süreçlerinde sarı, kırmızı ve yeşil olmak üzere üç farklı kontrol yapılıyor. Yeşil kontrolsüz geçiş, sarı döküman kontrolü anlamına gelirken, kırmızı hat kontrolü ise fiziki kontrolü içeriyor. Kırmızı hat uygulaması yapılırsa Rus mallarının Türkiye girişinde de süre uzayacak.

Çözüleceğine inanıyoruz

HÜKÜMET Sözcüsü Cemil Çiçek, gazetecilerin soruları üzerine Rusya’yla yaşanan ihracat krizi konusunda şu değerlendirmeyi yaptı: Hangi seviyede ne yapılabilir bizim tarafımızdan yakinen takip ediliyor. Zaman zaman benzer sıkıntılar oluyor.

Bunlar karşılıklı görüşmeler aşılabilir. İki komşu ülke, ilişkileri gayet iyi gidiyor.İki komşu ülke, ilişkiler de gayet iyi gidiyor, iki tarafın yararına olan ilişkiler var, konuşarak çözüleceği kanaatini taşıyoruz. Olaylara olumsuz bakarsanız zaten müzakere olmaz. Bu sorunun çözüleceğine inanıyoruz.

Dış Ticaret ’misilleme yazısı’ bile gönderdi

DEVLET Bakanı Kürşad Tüzmen’in talimatı üzerine Dış Ticaret Müsteşarlığı, 29 Ağustos Cuma günü Gümrük Müsteşarlığı’na bir yazı gönderdi.

Yazıda özetle, Konunun aciliyeti ve ülkemizin ekonomik ve ticari haklarının korunmasını teminen uluslararası kurallara ve teammüllere uygun olarak Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalatın gümrüklerde sıkıntıya yol açmayacak şekilde, kademeli olarak kırmızı hatta yönlendirilmesi uygun olacaktır denildi.

Elmayla armut karışmış, kırmızı hat Bakanlar Kurulu’na sorulmaz

HÜKÜMET Sözcüsü Cemil Çiçek’in Rusya’ya karşı ’Kırmızı Hat’ uygulaması yok sözlerine, Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Bir yanlış anlama var. Bu uygulamayı biz 20 yıldır yapıyoruz. Rusya’ya karşı da Dış Ticaret Müsteşarlığı bu uygulamayı Gümrüklere yazdı ve uygulanıyor dedi. Tüzmen, Çiçek’in açıklamasını Urumçi’de akşam yemeği sırasında öğrendi.

Tüzmen, şunları söyledi: Bizim sizlerle tartıştığımız sabah uygulamaya koyduğumuz kırmızı hat, dış ticarette karşılıklı uyguladığımız bir teknik olaydır. Yani, biz bunları Bakanlar Kurulu seviyesinde değil, müsteşar, hatta bazı ülkelere karşı genel müdür imzasıyla uygulamaya konulan bir takım önlemlerdir. Bazı şeyleri birbirinden ayırmak lazım. Bazı şeylerde konuşulmaz yapılır. Biz bunları bazı uygulamaları da başlattık. Böyle bir konunun Bakanlar Kurulu’nda görüşülmesi, Türkiye’nin dış ticarete verdiği önemi gösteriyor. Bu kriz bu aşamada ortaya çıkmadı. Biraz daha geriye gidersek; daha önce narenciyede yaşandı, çözüldü. Bugün onları konuşmuyoruz. Konuşmadığımız, yaptığımız bazı girişimler o zaman da oldu. Ayrıca, DTÖ’ye tam üye olmak için başvuran Rusya’nın bize bu şekilde davranması, bizim Rusya’nın DTÖ üyeliğini tekrar gözden geçirmemize neden olacak. Bu davranışına sessiz kalmamız mümkün değil. Bu iş hiçbir zaman Bakanlar Kurulu’na gitmez. Bu kararları alırken Dışişlerine ve ilgili kurumlara bildirdik. Bu tip çalışmaları yıllardır yapıyoruz. Bunlar çok girift, çok sofistike uygulamalar. Hükümet Sözcümüzün belirttiği ile bizim yaptığımız çalışmalar arasında çok fark var, bunlar elma ile armut gibi. Bu ülke bir numaralı ticaret ortağımız, ilişkilerimizi de elbette sürdürürüz.

Bakanlar Kurulu, ’uzun vadeli paket’i konuşmuş

KÜRŞAD Tüzmen, Birimiz hepimiz hepimiz birimiz için kuralı Bakanlar Kurulu için de bu geçerli. Bakanlar Kurulu’nda konuşulan orada kalır. Dışarıya bir mesaj verilmez. Hükümet sözcümüzün burada önerdiğimiz teklifin kabul edilmediği yönündeki açıklaması konusunda, iki konuyu birbirinden ayırmak gerekir.

Görüşülen bizim Bakanlar Kurulu’na götürdüğümüz, Rusya’nın Türk ihraç ürünlerine haksız uyguladığı engeller karşısında daha uzun vadeli, sistematik bir paketti. Zannediyorum bu paket enine boyuna konuşuldu dedi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Japonya Başbakanı istifa etti

Japonya Başbakanı Yasuo Fukuda, siyasi tıkanıklığı gidermek amacıyla istifa ettiğini açıkladı

Başbakan Fukuda, sürpriz istifa kararını aceleyle düzenlediği basın toplantısıyla açıklarken, bir yıldan az bir süre sonra başbakanlık görevini sona erdirmiş oldu.

Fukuda (72), ”Halkın geçimine öncelik tanıyacaksak, siyasi boşluk ya da politikada boşluk olamaz. Politikayı sürdürmek için yeni bir ekibe ihtiyacımız var” diye konuştu.

Yasuo Fukuda, muhalefet partilerinin üst meclisi kontrol ettiği için yasa çıkarılmasını engelleyebildiği bir parlamento karşısında, kamuoyunda düşük destek görmenin sıkıntısını yaşıyordu.

Fukuda’nın istifası otomatik olarak seçim anlamına gelmiyor. Partisi Liberal Demokrat Parti’nin koalisyon hükümetinde kalmak için yeni bir lider seçmesi ve parlamentodan güvenoyu alması gerekiyor.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kaddafi ‘Hazır olun’ dedi

Libya lideri Muammer Kaddafi, bürokratların ülkenin petrol zenginliğini yağmaladığı suçlamasında bulunarak, halkın petrol gelirlerini doğrudan paylaşacağını söyledi.

Kaddafi, Libya devriminin 39. yıl dönümünde yaptığı konuşmada, bürokraside reform yapılması, halkın bürokrasiden kurtulması, devlet bütçesinin de korunması gerektiğini belirterek, ”Hazır olun. Her Libyalı, petrol geliri payını doğrudan alacak” dedi.

Uygulamanın gelecek yıl başlayacağını bildiren Kaddafi, dünyanın her yerinde yolsuzluğun bürokrasiyle bağlantılı olduğunu, yolsuzluğu sona erdirmenin yolunun ise harcamaları yönetenlere son verip parayı doğrudan halkın ellerine bırakmak olduğunu savundu. Bürokrasideki tasfiyeden yalnızca adalet, savunma, içişleri ve dışişleri bakanlarının ayrı tutulacağını açıklayan Kaddafi, bürokrasi devam ettikçe halkın parasına yönelik hırsızlığın ve yolsuzluğun da süreceğini iddia etti. Halktan bu değişimden korkmamasını isteyen Kaddafi, halkı daha zengin, özgür ve sağlıklı kılacak özel sektörün oluşumunu teşvik edeceklerini kaydetti. Petrolden elde edilen paranın doğrudan bölüşümünün ve bürokratik tasfiyenin ilk etapta bir kaosa yol açabileceğini hatırlatan Kaddafi, ”Libyalılar, bürokrasinin tasfiyesi ve petrol gelirinin doğrudan ellerine geçmesiyle gerçek bir halk idaresini kuracak ve gerçek bir doğrudan demokrasi tarafından idare edilen kitleler toplumunu oluşturacak” diye konuştu.

AA

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Dünyanın en zenginleri nakite dönüyor

HSBC’nin İsviçre’deki özel bankacılık biriminin başkanı, dünyanın en zenginlerinin, paralarını hisse ve bonodan çekerek nakde döndürdüklerini söyledi.

Matriks

HSBC Private Bank (İsviçre) Baskanı Peter Braunwalder, 2008 yılının ilk yarısında, müşteri beklentileri ve yatırım seçimlerinde önemli bir değişim gözlendi. Enflasyon korkuları, değişken varlık fiyatları ve döviz kurlarındaki ani değişimler karşısında, yatırımcıların önemli bir çoğunluğu hisse senedi, bono ve yapılandırılmış ürün işlemlerini azalttılar dedi.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

İşte zamlı maaşlar!!!

İşte zamlı maaşlar!!!
Memur Konfederasyonlarıyla kamudaki toplu görüşmelerde  varılan uzlaşma sonrasında en düşük memur maaşına aile ve çocuk yardımıyla birlikte Ocak’ta 45 YTL, Temmuz’da ise 52 YTL zam gelecek.

AA

Memur maaşlarına Ocak ayında yapılacak yüzde 4′lük zam sonrasında evli ve eşi çalışmayan, aynı zamanda da 2 çocuğu olan 13′ün 3′ündeki bir devlet memurunun halen 1.118 YTL olan maaşı, yılbaşında 1.163 YTL’ye yükselecek.

Yüzde 4,5′luk Temmuz zammı ile birlikte bu memurun eline Temmuz-Aralık döneminde de 1.215 YTL geçecek. Bu şekilde yeni yılda 2 dönemde yapılacak kümülatif yüzde 8,7′lik zam, maaşlara 97 YTL’lik artış şeklinde yansıyacak.

14′ün 2’sinden maaş alan bir devlet memurunun yine aile ve çocuk yardımı dahil halen 1.147 YTL olan aylık maaşı da, Ocak ayında 1.193 YTL’ye, Temmuz ayında ise 1.246 YTL’ye çıkacak. Bu memurun maaşındaki yıllık artış da 99 YTL olarak gerçekleşecek.  

Üniversite mezunu olup da 9′un 1′inden işe başlayan bir devlet memurunun halen 1.150 YTL olan maaşı ise, Ocak’ta 1.196 YTL, Temmuz’da da 1.250 YTL olacak. Böylece bu memurun maaşı da 2009 yılında 100 YTL artış görecek.

Buna karşılık genel müdür maaşındaki yıllık artış 332 YTL’yi bulacak. Halen aile ve çocuk yardımıyla 3.818 YTL maaş alan Genel Müdürlere, 2009′un Ocak-Haziran döneminde 3.971 YTL, Temmuz-Aralık döneminde ise 4.150 YTL maaş ödenecek.

YAKLAŞIK 4 KATLIK FARK

Bu arada yeni yılda da en düşük ve en yüksek memur maaşı arasındaki yaklaşık 4 katlık fark, yeni yılda da korunacak.

Günümüzde aile ve çocuk yardımıyla birlikte 1.118 YTL olan hizmetli maaşına karşı, bürokraside en yüksek kademe olan müsteşarlar 4.180 YTL maaş alıyor. Bu şekilde iki kesim arasında 3,7 katlık bir fark bulunuyor.

Geçtiğimiz yıllarda “düşük maaşa yüksek, yüksek maaşa ise düşük zam” politikasıyla, memur maaşları arasındaki fark önemli ölçüde azaltılmıştı. Ancak, söz konusu politikanın uzun yıllar devlette çalışan, derece ve kademe artışı almış, aynı zamanda yetki ve sorumlulukları fazla üst düzey bürokratlar ile diğer kamu görevlilerini mağdur ettiği ileri sürülmeye başlanmıştı.

2008′in ardından, 2009′da da bütün memurlara aynı oranda zam yapılarak, mevcut maaş dengesi devam ettirilecek.
Öte yandan 2009′da da memur maaş artışının enflasyonun altında kalması halinde aradaki fark, maaşlara “enflasyon farkı zammı” olarak yansıtılacak.

KİM, NE ALACAK ?

Maliye Bakanlığı Bütçe ve Mali Kontrol verilerine göre, çeşitli unvanlardaki memurların “evli olması ve eşinin çalışmaması durumunda aldığı aile yardımı ile 2 çocuk için hesaplanan çocuk yardımı ve medeni durum ile çocuk sayısına göre belirlenen asgari geçim indirimine göre hesaplanan” eski ve yeni maaşları tablodaki gibi olacak…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Borsada 36 bin 500 senaryosu

ABD’nin TMSF’si Federal Deposit Insurance Corporation (FDIC) bir bankaya daha el koymasıyla krize kurban giden banka sayısının 10′u bulmasının yarattığı olumsuz havayla Dow Jones’un cuma günü yüzde 1.47 çakılması, gözleri Avrupa borsaları ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsası’na (İMKB) çevirdi.

REFERANS GAZETESİ

Yaşanan yabancı çıkışıyla cuma gününü yüzde 0,76 düşüşle 39,844 puandan kapayan İMKB’nin, cuma günü Dow Jones’ta yaşanan düşüşten etkilenerek satıcılı açılması bekleniyor. Uzmanlar, bu hafta için 39.000 puan seviyesinden bir tepki denemesi olabileceğini ancak 39.000′in altında kalınması durumunda endeksin aşağılara düşerek 38.000 ve 36.500 puana kadar düşebileceğinin altı çiziyorlar.
 
Gözler enflasyon verilerinde

Banka el koymalarının devam ettiği ABD’de sıkıntıların sürdüğüne dikkat çeken A Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Marat Salar, kısa vadede İMKB’de 39.000 puan seviyesinin altını görülmesini beklemediğini ancak yurtdışında gerilimin artarması durumunda tekrar 36.500 puan seviyelerinin görülebileceğini kaydetti. Salar, bu hafta açıklanacak olan enflasyon verilerinin ve gelecek hafta açıklanacak olan büyüme rakamlarının takip edileceğini sözlerine ekledi

Öte yandan global piyasalarda doların değer kaybetmesi ve petrolün değer kazanmasının etkisiyle, YTL dolar karşısında değer kazanırken faiz düştü. Tahvil/bono piyasasında 14 Nisan 2010 vadeli gösterge tahvilin cuma günü kapanışta bileşik faizi yüzde 18.83 oldu. Uzmanlar faizlerde bu hafta ciddi bir hareketlilik beklemediklerini ve yatay seyretmesini beklediklerini belitiyor.

Dolar cephesinde de kısa vadede kotasyonların 1.18′li seviyelerini altında kalıcı olmasını beklemeyen uzmanlar, bundan sonra yeni pozisyon girişlerinin takip edilmesi gerektiğini vurguluyor

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

SİYASET VE EKONOMİ GÜNDEMİ

- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz
Satıcı, Kırşehir Valisi Lütfullah Bilgin ve beraberlerindeki heyetler ile
Mersin Valisi Hüseyin Aksoy’u Çankaya Köşkü’nde ayrı ayrı kabul edecek.
(Saat:  14.00/14.45/15.30)
2- TBMM Başkanı Köksal Toptan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ
ile mecliste görüşecek. (Saat: 15.00)
3- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan ve Denizli
Valisi Yavuz Erkmen ve Denizli heyetini Başbakanlık Merkez Bina’da ayrı ayrı
kabul edecek. (Saat: 13.00/13.30)
- Erdoğan, Ankara Büyükşehir Belediyesinin iftarına katılacak. (Saat:
19.28)
4- Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye’ye çalışma ziyaretinde bulunacak
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ile İstanbul’da bir araya gelecek,
görüşmenin sonunda ortak basın toplantısı düzenlenecek. (Saat: 11.00/13.00)
- Babacan, Türkiye ile Körfez İşbirliği Konseyi ülkeleri arasında
düzenlenen toplantı için İstanbul’dan Suudi Arabistan’a gidecek. (Saat: 17.00)
5- Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, Çin’in Sincan-Uygur Özerk Bölgesi’nin
Urumçi kentinde açılış ve ziyaretlerde bulunacak.
6- Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Başbakanlık Özürlüler İdaresi Başkanlığı
ve Keçiören Belediyesi’nin iş birliği ile gerçekleştirilecek ”Örnek
Engelsiz Kent Projesi”ne ilişkin protokolün imza törenine katılacak.
- Bakan Çubukçu, Yenimahalle 50. Yıl Yetiştirme Yurdu’nun iftarında
bulunacak. (Saat: 12.00/19.28)
7- Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Hilmi Güler Türkmenistan’da.
- Bakan Güler, Türkmenistan’ın petrol ve doğalgaz sektörü temsilcileri
ile bir araya gelecek.
- Güler’in, Türkmenistan Devlet Başkanı Gurbanguli Berdimuhamedov
tarafından kabul edilmesi bekleniyor.
8- Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, Ankara’da bakanlığı ile
Baklavacılar ve Tatlıcılar Federasyonu arasındaki ağaçlandırma protokolünün
imza törenine katılacak. (Saat: 11.00)
9- Kıbrıs’ta müzakereler başlıyor.
10- Ege Üniversitesi Bilim, Teknoloji, Uygulama ve Araştırma Merkezinin
ev sahipliğinde düzenlenecek Avrupa Bilim Eğlence Gecesiyle ilgili basın
toplantısı yapılacak. (Saat: 10.00)
14- Hazine, 5 yıl vadeli altı ayda bir yüzde 8 sabit kupon ödemeli YTL
cinsinden tahvil ihalesi düzenleyecek.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(MERKEZ MENKUL DEĞERLER)

Merkez Menkul Değerler (www.merkezmenkul.com.tr) Tarafından
Hazırlanan Günlük Bülten:
“İş Bankası, Rusya, Ukrayna ve Kazakistan’da sınır ötesi
bankacılık faaliyetlerinde bulunmak amacıyla danışman şirketle
sözleşme imzaladı.
    Doğuş-GE GMYO ve Yapı Kredi Koray GMYO Romanya’da faaliyet
gösteren ve %49.9′ar pay sahibi oldukları GKY Real Estate Investment’ı
4 milyon¬ bedel karşılığı sattıklarını açıkladılar.
    TSKB Yat.Ort. ve Yatırım Finansman Yat.Ort., iki şirketin
birleşmesinden doğacak muhtemel yararlar konusunda ayrıntılı çalışma
yapılması için karar aldı.
    ABD piyasaları bugün açılıyor ve buna bağlı olarak hacimde bir
miktar artış gözlenebilir. Günün önemli verileri ise 17:00′da
açıklanacak ABD kaynaklı veriler. Bunun dışında Lehman ile ilgili
gelişmeler ilgi çekmekeye devam ediyor, Kore Yatırım Bankası Lehman
ile ilgilendiklerini doğruladı ancak konuya ilişkin ayrıntı vermedi.
    Türk piyasaları açısından dikkat çeken iki gelişme düşen petrol
fiyatı ve Rus Dışişleri Bakanı’nın bugünkü Türkiye ziyareti. Düşen
petrol fiyatı THY açısından olumlu senaryoyu desteklemeye devam
ediyor, Rus Dışişleri Bakanı’nın ziyareti ise halen çözümlenememiş
gümrüklerdeki sorunların çözümü açısından önemli bir dönemeç olabilir,
bu süreçten olumlu etkilenecek şirketlerin başında ise Enka’yı
görmekteyiz.
    Günlük bazda öngördüğümüz destekler 39.300-39.000, dirençler ise
39.650-40.000,”

                           ******

    Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

PİYASALARDA GELİŞMELER/BEKLENTİLER(MEKSA YATIRIM)

Meksa Yatırım (www.meksayatirim.com.tr) Tarafından Hazırlanan
Günlük Bülten:
    “Gustav umudu…
    Gustav fırtınasının ABD’ye ulaşmadan etkisini yitireceğinin
anlaşılması, Petrol fiyatının varil başına 111 dolara gerilemesine
neden oldu ve bu durum bu sabah itibariyle Avrupa piyasalarında yukarı
yönlü bir açılış göreceğimiz yönündeki düşünceleri güçlendirdi. Ayrıca
dün İMKB’de 2.seans itibariyle görülen kısmi toparlanma ise bugün için
endeksin 40 bin bölgesine doğru yönelmesini tetikleyebilir. Endeskin
50 günlük hareketli ortalamasının 39,800 civarında olduğu
düşünüldüğünde bugünkü kapanışın önemi de ortaya çıkmaktadır.  Bugün
takip edilecek önemli veri akışları arasında TSİ 12:00’de Avrupa
Bölgesi enflasyon veileri ve 17:00’de ABD İnşaat harcamaları ile ISM
üretim endeksi gelmektedir. Endeksin bu bölgelerde tepki alımlarıyla
karşılaşma olasılığı kuvvetli görülmektedir.”

                           ******

    Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

VADELİ İŞLEM VE OPSİYON BORSASI(SANKO MENKUL DEĞERLER)

Sanko Menkul Değerler (www.sankomenkul.com.tr) Araştırma Bölümü
Tarafından Tarafından Hazırlanan Vadeli İşlem ve Opsiyon Borsası
Raporu:
“Geçen hafta cuma günü Abd piyasalarında sert geri çekilmenin
etkisi dün asya piyasaları ve Avrupa piyasalarına da yansıdı.
Dolayısıyla IMKB100’de de dün en düşük 38,957 test edildikten sonra
ikinci seans gelen toparlama ile birlikte 39,457’den kapandı.
    Düşüşlerde Abd’nin TMSF’si  FDIC 10. bankaya da el koyması etkili
oldu. Fakat düşüşler olmasına karşın piyasada panik havasının esmemesi
ve eskisi kadar piyasanın sert aşağı yönlü tepkiler vermemesi piyasada
son dönem için dip arayışlarının sinyalini üretmekte. Dolayısıyla
Avrupa ve Abd kanadından gelecek ufak tefek iyi haberler dahi piyasada
yukarı yönde hızlı çıkışlar için malzeme olabilir.Almanya’da Deutsche
Bank’tan sonra gelen en büyük iki bankadan biri olan Commerzbank’ın
Dresddner’ı satın alması finans sektöründe olumlu karşılandı ama 9bin
kişinin işsiz kalacak olması piyasadaki moralleri bozdu.
    Son bir haftadır gelmesi beklenen Gustav kasırgası dün Abd’ye
ulaştı. Neyse ki tarihin en yıkıcı kasırgası olmadı ve şiddetini
Louisiana’ya girdiğinde kategori 2’ye düşürdü. Gece saatlerinde ise
kategori 1 seviyesine kadar inmesi ve rafinelere zarar vermemesi
petrol fiyatlarının da %4,2 oranında gerileyerek $4,83 düşmesine neden
oldu. Dün gece NYmex’ten geçen işlemler ise $110,63’tü. Bu gelişme
asya piyasası enerji ve teknoloji sektörü hisselerine satış getirirken
UBS’in HonHai Precision Industry’nin reytingini düşürmesi olumsuz
seyir izlenmesinin en büyük sebebi.
    Bugün Abd tarafından inşaat harcamaları BKL -%0,3 ve ISM Üretici
endeksi BKL 49,9 dataları açıklanacak. Haftanın en önemli datası ise
cuma günü açıklanacak istihdam raporu olacak. 75bin kişinin azalması
beklenen tarım dışı istihdam ile yıllık işsizlik oranlarının %5,8’e
yükselmesi tahmin ediliyor.

    Teknik Bakış:

    Geçen hafta belirtmiş olduğum T-OBO formasyonu ancak ekim vadeli
endeks 30 kontratlarında 52.000 seviyesinin yukarı geçilmesiyle
birlikte oluşma potansiyelini arttıracaktır. Dolayısıyla 52,000
seviyesi geçilmeden bu formasyonun oluşması senaryodan öteye
geçmeyecektir. Ağustos vadeli endeks 30 kontratında sıkça üzerinde
durduğum kabaca 44-55bin arasının %38.2 fibo desteğinin karşılığı dün
de ekim vadeli endeks 30 kontratında (40,500-55,675) aşağı yönlü seans
içinde sarkmasına rağmen kırılmadı. Dün dolayısıyla yukarı yön için
bir kez daha olumlu sinyal üretmiş oldu. Ama unutulmamalıdır ki 
49,800 bu referans stop-loss bölgesinin aşağı yönlü kırılması halinde
piyasada %50 fibo seviyesi olan 48,000’e düşüş eğilimi kaçınılmaz
olacaktır. ”

                           ******

    Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeler yatırım
danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti,
aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen
bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı
sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve
tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine
dayanmaktadır. Bu görüşler mali durumunuz ile risk getiri
tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer
alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize
uygun sonuçlar doğurmayabilir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu